5 Haziran 2010 Cumartesi

Elmamın Kurtlu Yarısı

Efendim malumunuz hayat kısa. Hızla akıyor zaman. Tazecik genç kızlar/genç erkekler olarak başladığımız bu hayat, kısa zamanda yorgun, orta yaş bunalımının eşiğinde insanlar yapıyor bizi. Eh hal böyleyken aşklar da çabuk tükeniyor tabi. Mesela bakınız bana, sayısız aşk eskittim şu kısacık ömrümde. Olmadığında oldurmaya çalışmadım, ayaklarım totoma vura vura kaçtım oradan.

Tüm bunlar yaşanırken, kimseye sonsuz ve ölümsüz bir aşk beslemedim, beslediğimi de söylemedim. Elbette “bitmesin, son olsun” diye başlıyor tüm ilişkiler. Ama olmuyorsa bir yerde vazgeçmek, yol değiştirmek, geçmişi bir yana bırakıp önüne bakmak gerek. İşte bu noktada daha önce “seni sonsuza dek seveceğim, ölümsüz aşkım”, “bizi ancak ölüm ayırır”, “biz bir elmanın iki yarısıyız” gibi laflar etmemiş olmanın önemi çok büyük. Zira bir elmanın diğer yarısı olmayı kabul ya da iddia ediyorsanız, günün birinde gidip bir başka elmanın yarısına diğer yarı olmak istediğinizde ardınızda bıraktığınız yarım elma sizi kurtlu yarısı ilan edebilir.

Eğer bir kez kurtlu elma olduysanız, ne kadar kırmızı ve parlak olursanız olun bırakın Pamuk Prenses’i, Yamuk Prenses bile sizi ısırmak istemez. O dakikadan sonra diğer yarısı olabileceğiniz tek elma, çürük bir yarım elmadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder